Bir bülten, bir podcast

İnsan hayatının fiyatı

Editor

Son zamanlarda içinde bulunduğumuz şartlara rağmen yaşama sevincine ve hayatın güzelliklerine olan bağımlılığımıza dair ilham veren bir fotoğrafla haftaya başlamanın iyi olacağını düşünüyorum. Bugün seçtiğim karede, Londralı 3 kadının karantinada bile olsalar güneşin tadından kendilerini mahrum bırakmak istemedikleri görülüyor.

İnsan hayatı için bir fiyat koymak etik veya politik olarak mümkün olmasa da hükûmetler bunu daima yapmak zorundalar

İsveç'te 2019 yılında trafik kazalarında 223 kişi öldü. Hiç kuşkusuz yolları yeniden ve daha emniyetli inşa etmek, hız sınırını ciddi ölçüde aşağı çekmek, otomobil üreticilerini daha sıkı regüle etmek ve sağlık sistemine çok daha büyük bir bütçe ayırarak ölü sayısını daha da aşağılara çekmek mümkün olurdu. Ve hatta eminim bu sene trafikte hız sınırını saatte 5 km'ye indirirsek 2021 yılında hiç ölümüz olmazdı. Ancak trafikte 0 (sıfır) ölü hedefine bu önlemlerle ulaşmanın ekonomik maliyeti İsveç toplumu için hiç kuşkusuz çok ağır olur.

Bu yüzden trafikteki ölü sayımız yılda 300'ü geçmedikçe daha sıkı önlemler alıp daha fazla paralar harcamaya gerek görmüyoruz. Dolayısıyla: İnsan canının bir fiyatı var.

Koronavirüs, hükûmetleri hiç arzulamadıkları bir otoriteye sahip olmakla sınadı: İşletmeleri kapatmak ve vatandaşlarını evde tutmak

Şimdi ekonomik yıkımı önlemek için kaç can kaybetmeye hazır olduklarına karar vermeleri gerekiyor.

Doğru kararı vermek için beklemektense bir an önce doğru veya yanlış bir karar almak daha önemli belki de.

Nitekim karantina Batı dünyasında bu haftadan itibaren gevşemeye başlıyor. Doğrusunun bu olduğunu düşünüyordum ben de (ses klibi son podcast bölümünden. dinlemek için tıklayın):

Avusturya bu hafta küçük işletmelerini açıyor. Danimarka da kreşlerini ve okullarını. Avrupa'nın en çok etkilenen ülkeleri arasında olan İtalya ve İspanya, okullarını kapalı, sosyal mesafe kurallarını da yürürlükte tutarken ticaret hayatını ve sanayilerini kademe kademe açmayı planlıyor.

Almanya'da otomobil satıcıları ve kitapçıları bugün kepenk kaldıracak. Ancak güzellik salonları 4 Mayıs'a kadar kapalı kalırlarken restoranlar biraz daha uzun süre bekleyecekler gibi görünüyor. Dini hizmetler ve diğer büyük etkinlikler 31 Ağustos'a kadar açılmayacak.

Fransa, 11 Mayıs'a kadar sıkı kilit altında kalacak ve hükümet test kapasitesini yükseltip tıbbi malzeme geliştirecek. Daha sonra okullar ve işletmeler kademe kademe açılacak.

İsveç'te ise pek bir şey kapanmamış, ancak bir takım önlemler alınmıştı.

Koronavirüsle mücadelede İsveç'in stratejisi neden diğer ülkelerden farklı?

Nils Karlson | Marginal Revolution | 5 Nisan 2020

Beş faktör öne çıkıyor: 1- İsveçliler hem vatandaşlarına, hem siyasetçilerine, hem de konunun uzmanlarına güvenirler (homojen toplum: güven toplumu). 2-Dörtyüz yıllık kuvvetler ayrılığı geleneği. Siyasetçi siyaset yapacak, bilim insanı bilim. Şimdi bilim insanlarını dinleme zamanı. 3- Sürü bağışıklığı kazanmak. 4- Ekonominin mümkün olan en az zararı görmesi ilkesi üzerinde partiler arası uzlaşı. 5- Çok uzun süredir barış var ülkede. Bir felaketin başımıza gelebileceğini düşünemiyoruz. [İngilizce, 433 kelime]


Yalan haber/alternatif gerçeklik: Avrupalılar yaşlılarını ölüme terk ediyor

Türkiye sosyal medyasında ve Whatsapp gruplarında İsveç'in Karolinska hastanesi doktorları ile paylaşılan bir direktife dair haberler dolanıyor. Söylentiye göre 80 yaşın üzerindekiler tedavi edilmeyip ölüme terk edileceklermiş. Bu haber sadece Türkiye'de değil, İsveç'te sol partilere, Türkiye'de ise AKP'ye oy veren Türk gurbetçi tayfa arasında da  bol bol paylaşıldı.

Haydi tası tarağımızı toplayalım, Türkiye'ye gidelim, Türkiye bize bakar. Bu gavurlar insafsız, vicdansız....

gibi yorumlar okudum.

İsveç’te doktorlara gönderilen tavsiye niteliğindeki yazıya baktım. Gayet mantıklı. Dünya üzerinde hiçbir kaynak sınırsız değil. Doktor sayısı, yatak sayısı, ilaç, cihaz vs. Dolayısıyla pandemi gibi dünyayı 100 yılda 1 defa vuran krizlerde bu sınırlı kaynakları aloke etmek gerekiyor.

Yatak, doktor, cihaz gibi sınırlı kaynakları 80 yaşında kanser hastası bir adamı tedavi için meşgul etmektense 42 yaşında bir 3 çocuk babasına ayırmak daha mantıklı. 50 yaşında bir adama ayırmaktansa 22 yaşında bir kadına ayırmak da öyle. Bu seçimleri sadece İsveç değil, Zaire ve Gabon'dan Japonya'ya kadar herkes yapacak. Umarım Türkiye de.

“İsveç’te ve Hollanda’da yaşlıları ölüme terk ediyorlar” diye yayılan bu haberlerin arkasında ben hükûmetin olduğunu düşünüyorum. Bu propagandayı Batı’nın en tuzu kuru ve rahat yaşayan jenerasyonu olan 40’lı yıllarda doğanlar üzerinden yapmaları da bir hayli enteresan. Yediriyorlar ama. Mühim olan o. Gurbetçilere buradan sesleniyorum. O kadar güzelse gidin Türkiye'de yaşayın. Sadece pandemi çıkınca aklınıza gelmesin memleketiniz.


Hayatta, hayatta kalmaktan daha mühim şeyler var

Cemalettin Taşçı | PolitikApolitik | 11 Nisan 2020

Postpandemi dünyasının lideri Çin mi olacak? Bir düşünce deneyi: İtalya ve Çin, Türkiye'deki sığınmacılara  kapılarını açtıklarını ilan etse? Ne olur? İtalya, yani pandemiyle mücadelede istatistiklere göre en başarısız devlet. Öte yanda Çin, yine istatistiklere göre müthiş bir performans sergileyen ve virüs tehdidini aştığını iddia eden... Hatta Çinlilere sorsak “Çin mi, İtalya mı” diye, bir de İtalyanlara sorsak… Cemalettin Taşçı, pandemi sonrası dünyasında Çin'in lider olacağını düşünmüyor. [1428 kelime]


Kör Şizofren yok

Shayla Love | Vice Magazine | 11 Şubat 2020

Kör doğmuş hiç kimseye şizofreni tanısı konmadı bugüne kadar. Garip bir şekilde, hayatınızın diğer dönemlerinde görme kaybına uğrarsanız şizofren olma riskiniz artıyor. Ruhsal rahatsızlıklar, basitçe, bir insanın dünyadan ne beklediği ve ondan ne alabildiği arasındaki uyum veya farklılıklardan kaynaklıdır desek... Kör doğanların bu çelişkiden etkilenmediklerini söyleyebilir miyiz? [İngilizce, 2580 kelime]


Podcast: Bitcoin In Africa: The Ubuntu Way (Zimbabwe)

CoinDesk Podcast Network | 19 Mart 2020

Afrika'da kripto para ile ilgili altı bölümlük ilginç belgesel podcast dizisinin açılış bölümü. Zimbabwe ile ilgili ve podcast sunucusunun Şubat 2020'de Viyana'daki evinden Harare'ye yaptığı gezide kaydediliyor. Zimbabwe'nin zayıf ekonomisi ve bankacılık hizmetlerinin yetersizliğinin ülkeyi Bitcoin'in tutunması  için ideal bir yer haline getirdiği konusu işlenmiş. Ses kalitesi şöyle böyle ancak içerik ilginç olduğu için dinlemeye değer bulabilirsiniz. [İngilizce,  48 dk]


:: Özlü bir söz ::

Solculuk talihsizler için şefkat olarak başlar, ancak şanslı olanlara nefrete evrilir. Sağcılık geçmişle gurur duymakla başlar, ancak günümüze öfke duymaktan öteye gidemez. Her ikisi de kendi değerlerine sahip çıkmaktansa birbirlerinden nefret etmekle meşgul olur. Siyaset sevgiyi yutar, aşkı öldürür. Her şeyi nefrete boğar.

Cuma günü başka mecralarda sansüre uğramış uzun bir yazı geliyor

Hala gidecek bir işiniz varsa ondan kaytarırken okursunuz. Veya evde geç bir cuma kahvaltısı yaparken. Bundan sonra böyle. Bir bülten, bir de okuduktan sonra herkesin bildiğinden daha fazlasını bildiğinizi size hissettirecek bir yazı. Arada bir de podcast. Daha ne olsun?


Hoş hanımlar köşesini bültenden kaldırmayı düşünüyorum. Son kerelik:

Lin Qiqiang - 林启强

Çin Komünist Partisi kodamanlarından birinin kızı Lin Qiqiang. Maskeyi bol bulunca...

Lin Qiqiang, Aydınlanma ve Kudret demek. 

Bu bülteni en az 5 kişiye gönderin. Buradan abone olabilirler. Cuma günü tekrar birlikte olmak üzere.

Paylaş twitter/ facebook/ bağlantıyı kopyala
Depolitik'e başarıyla abone oldun
Hoşgeldin! Başarıyla giriş yaptın.
Harika! Başarıyla abone oldun.
Süper! Hesabın açıldı ve artık bütün içeriklere ulaşabilirsin.
Lütfen en az 3 harf gir 0 Arama sonuçları

Bir konu başlığı önerebilir miyim?

Farklı Görüş Bülten Podcast Covid-19

Bir yazar önerebilir miyim?

Editor